Japon Eğitim Sisteminin Tarihsel Gelişimi



Japonlar, yüzyıllar boyunca Çin Uygarlığı’nın etkisi altında kalmıştır. Bu durum yazı sistemlerinde, inanış biçimlerinde, resim ve el sanatlarında açıkça kendini belli etmektedir. Japonların etkisi altında kaldıkları toplumlardan bir diğeri de Koreliler olmuştur.

Japon İmparatorluğu’nun kuruluşu M.Ö. 6. yüzyıla kadar uzanır. Japonya’da toplumla ilgili ilk yasal düzenlemeler 6.yüzyılda Prens Sohotoku’nun 17 maddelik anayasası ile 701 yılında yürürlüğe konan Tahio Anayasası’na dayanmaktadır. Konfüçyüsçü görüşün egemen olduğu bu anayasalar, 1868’deki Meiji Restorasyonu’na kadar Japon yasalarının temelini oluşturur. Japon eğitim kurumları örgüt ve program açısından Taiho Anayasası ile sistemleştirilmiştir. Bu düzenlemede sadece soylu sınıflara hitap eden bir eğitim sistemi öngörülmüş ve devlet için memur yetiştirmek amaçlanmıştır. Buna göre, yüksek derecedeki devlet memurlarının çocukları 9 yıllık bir eğitimden geçirilmesi, sıradan halk çocukları için ise Konfüçyüs’ün klasiklerinden olan “Hayırlı Evlat Kitabı”nın her evde bulunması ve sürekli okunması öngörülmüştür.

12.yüzyıl ile 16.yüzyıl arası, Japonlar’ın ortaçağı olarak nitelendirilmektedir. İç savaşlar ve kargaşanın yaşandığı bu dönemde, yeterli sayıda öğrenci bulunamadığı için 1300 civarında eğitim kurumu kapanmıştır. Kapanmayanlar da ise dönemin anlayışına uygun olarak, savaş eğitimi üzerinde odaklanılmıştır. Bu durum ailesi ve atalarının onuru için kendini seve seve ölüme atabilen güçlü savaşçıları (samurai) ortaya çıkarmıştır. Japon eğitim tarihi açısından pek parlak olmayan bu  dönemde ilk ders kitaplarının yayımlanmasına başlanmış (14.yüzyılı ilk yarısı), savaş sanatı  derslerinin yanında güzel yazı (hattatlık), ahlak, edebiyat ve tarih dersleri verilmiştir.

1600 ile 1868 yılları arası, istikrar ve barış sağlandığından, Japonya’nın ortaçağdan yeniçağa geçtiği dönem olarak nitelendirilmiştir. Bu dönemde siyasi bütünlüğün sağlanması, para ekonomisinin gelişmesi, toplumun kültür ve eğitim düzeyinin ilerlemesi yeniçağı belirleyen gelişmelere örnek olarak gösterilmektedir. Bu dönemde (Takugawa Shogunları 1604-1807) iktidarı, samurai denen savaşçı bir sınıf elinde bulundurmuştur. İktidarı bir iç savaş sonunda ele geçiren bu sınıf, nüfusun %5’ni oluşturmasına rağmen, bütün ülkeye egemen olmuştur. “Bakufu denen okullarda verilen eğitimde esas amaç, devlet için savaşçı ve yönetici yetiştirmektir. Bu nedenle bu dönem için bir elit eğitiminden söz edilmektedir. Sıradan halka verilen eğitim hizmetini ise, tapınak çocukları evi anlamına gelen “terekoya  denen okullar üstlenmiştir. Bu okullar zamanla tapınak ve budist teşkilattan bağlarını kopararak gelişen tüccar ve esnaf, hatta köylü ve çiftçiler tarafından desteklenen ve rağbet gören özel halk okullarına dönüşmüştür. Böylece Japonya’da özel eğitim kurumlarının ilk temelleri atılmıştır. Bu dönemin sonuna gelindiğinde ülke genelinde erkek çocukların %45’i, kız çocuklarının ise %10’unun bu okullara gittikleri belirtilmektedir.

Çağdaş Japon eğitimin temelleri, 1868 yılında başlayan ve feodal düzene son verip yenilikçi düzenlemeler yapan Meici yönetimi ile atılmıştır. Her ne kadar bu düzenlemelerin temelleri Takugawa Shogunları döneminde olsa da eğitimdeki çağdaşlaşma, 1868 yılında imparator tarafından yayınlanan “Meici Andı” ile daha da hız kazanmıştır. Bu dönemde çağdaş eğitim, devlet okulları ve özel okulların kurulmasıyla daha da gelişmiştir. 1872 yılında kabul edilen Temel Eğitim Kanunu’nda; “öğrenmek hayatta başarılı olmanın anahtarıdır ve kimse öğrenmeyi ihmal etme lüksüne sahip değildir. Bundan sonra temel eğitim geniş halk kesimlerine kadar götürülecektir. İleri düzeyde eğitim ise her ferdin kendi yetenek ve olanaklarına bırakılmıştır. Kız veya erkek çocuğunu okula göndermeyen aileler görevlerini ihmal etmiş sayılacaklardır denilerek dönemin eğitime bakışı yansıtılmıştır.  Bu kanun ile Japon Eğitim Sistemi; ilköğretim (ilkokul), ortaöğretim (ortaokul) ve yükseköğretim ( üniversite) olmak üzere üç grupta toplanmış ve batı uygarlığı örnek alınarak birçok yenilik yapılmıştır. 19.yüzyılın sonlarına doğru okullaşma oranı %100’ü bulmuştur.

20.yüzyıl başlarında, eğitime olan talep hızla büyümeye devam etmiş, fakat bu talebi karşılayacak olanaklar bulunamamıştır. Bu nedenle devletin desteklediği okulların yanı sıra, yerel idarelere bağlı kurumların ve özel kuruluşların verdiği eğitim hizmeti arttırılmıştır. Özellikle Japon sanayisi için gerekli kalifiye eleman ihtiyacını karşılamak amacıyla devlet ve yerel yönetimler tarafından meslek okulları kurulmuştur. İlkokulu bitirenlerin gidebildikleri bu okullar, 20. yüzyılda Japonya’nın gelişmesinde çok önemli bir rol oynamışlardır.

Dünya Savaşı’na doğru Japon Milli Eğitim Bakanlığı güçlü bir konuma gelmiş, halkın neyi okuması, neyi öğrenmesi ve neye inanması gerektiğine devlet temsilcisi olarak karar verir duruma gelmiştir. 2. Dünya Savaşı boyunca ülkedeki bütün okullar ordunun denetimine girmiştir. Savaş sonlarına doğru kazanma umudu azalınca ilköğretim dışındaki bütün okullar kapatılarak öğrenciler çalıştırılmak üzere fabrika ve çiftliklere gönderilmiştir. Savaş sona erdiğinde 200’den çok ilkokul, 38 meslek okulu, 100’ün üzerinde kolej ve üniversite ile 64 öğretmen okulu enkaz yığını haline gelmişti. Eğitime devam edebilecek çok az sayıda okul kalmıştı.

Japon eğitimi 2. Dünya Savaşı’ndan sonra Japonlar’ın “Postdam Deklarasyonunu imzalayarak teslim olmaları ile başlayıp büyük ölçüde değişikliğe uğramıştır. 1946 yılında 27 kişilik Amerikan Eğitimciler Delegasyonu, Japonya’da savaş sonrası eğitim reformunu gerçekleştirmek için çalışmaya başlamıştır. Heyet Japon eğitiminin liberalizm ve ferdiyetçiliğe yönelmesi, dilde reform yapılarak Latin harflerinin kabul edilmesi, eğitim yönetiminin yerelleştirilmesi ve bu amaçla seçimle işbaşına gelecek eğitim komisyonlarının kurulması ile müfredatta köklü değişikliklerin yapılması gibi bir takım önerilerde bulunmuştur. Yapılan bu öneri ve düzenlemeler 1947 yılında çıkarılan Temel Eğitim Kanunu ile pekiştirilmiştir. Japon eğitimi 1948 yılında ABD’dekine benzer bir şekilde ademi merkezileştirilmiştir. 1952’den sonra barış sözleşmesi ile Japonya üzerindeki ABD kontrolü sona ermiş, bu tarihten itibaren eğitim sisteminde ABD’nin zorlamalarıyla yerleştirilen bazı uygulamalar kaldırılmaya çalışılmıştır.

Günümüz Japon Eğitim Sistemi
Bugünkü Japon Eğitim Sistemi’nin temel yapısı ve prensipleri 1947’de kabul edilen Temel Eğitim Kanunu ve Okul Eğitim Kanunu ile belirlenmiştir. Eğitim sisteminin esas amacı insan haklarına, sevgi gerçeğine ve barışa saygı duyan, barışçı ve demokratik bir milletin kendine güvenen insanlarını yetiştirmektir. Bugün Japonya’da 6-3-3-4 diye tabir edilen eğitim sistemi uygulanmaktadır. Eğitim, 6 yıllık ilkokul, 3 yıllık ortaokul, 3 yıllık lise ile 4 yıllık üniversitelerde verilmektedir. İlkokul ve ortaokulu kapsayan zorunlu eğitim süresi 9 yıldır. Ülkede ulusal okullar, kamu okulları ve özel okullar olmak üzere üç tür okul bulunmaktadır. Ulusal okulların finansmanı merkezi hükümetçe, kamu okullarınınki il ve belediye yönetimlerince, özel okullarınınki ise özel kuruluşlarca karşılanmaktadır. Ülke okullarının %28’i özel okuldur. Anaokulu öğrencilerinin %75’i, kreş öğrencilerinin %43’ü, ilkokul öğrencilerinin %1’i, ortaokul öğrencilerinin %3’ü, lise öğrencilerinin %28’i, üniversite öğrencilerinin %72’si, yüksek okul öğrencilerinin %89’u, teknik okul öğrencilerinin %7’si özel okullara gitmektedir.

Japonya’da eğitim öğretim yılı 1 Nisan’da başlar ve bir sonraki yılın 31 Mart’ında biter. Ders yılı, Nisan-Temmuz ortası, Eylül-Aralık sonu ve Ocak-Mart sonu olmak üzere üç dönem halinde yapılır. Cumartesi yarım gün olmak üzere, haftada 5.5 gün okula gidilir. Yılda 240-250 iş günü vardır. Bir eğitim öğretim yılında üç ara tatili yapılmaktadır. Bunlardan birincisi yaz tatili (22 Temmuz- 31 Ağustos arası), ikincisi güz tatili (25 Aralık- 7 Ocak arası), sonuncusu da bahar tatili (22 Mart- 1 Nisan arası)’dır. Ülkede okutulacak olan dersler ve zorunlu ders saati sayısı Eğitim Bakanlığı’nca belirlenmektedir. Her okul ders programına uygun olmak koşuluyla genel gereksinimleri, öğrencilerin gelişme ve deneyim kazanma alışkanlıklarını göz önünde tutarak kendi eğitim programını hazırlamaktadır. Japonya’da ders programları kuvvetli bir milli içerik taşımaktadır. Ülkede okul, sanayi, aile ve toplum arasında organik bir bağ kurulmuştur. Öğrenciler isteyerek, dikkatli ve sürekli bir şekilde çalışmak zorundadır. Bunun yanında öğrencileri güçlü bir şekilde eğitime bağlayan ve okullar arasında etkili bir yarışmaya olanak tanıyan bir yapının oluşturulması Japon Eğitim Sistemi’nin belirgin özellikleri olarak belirtilmektedir.
 
Örgün Eğitim
Japonya’da örgün eğitim; okulöncesi eğitim, ilköğretim, ortaöğretim ve yüksek öğretimden oluşmaktadır.

Okulöncesi Eğitim
Okulöncesi eğitim, anaokulları ve gündüz bakım evlerinde verilmektedir. Eğitim Bakanlığı’nın gözetiminde olan anaokullarında, 3-5 yaşlarındaki çocuklara günde 5 saat eğitim verilmektedir. Gündüz bakım evleri (kreş) ise, Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nda çalışan anneler için kurulmuş olup, bebeklikten 5 yaşına kadar olan çocuklara günde 8 saat eğitim verilmektedir. Japonya’da çocukların büyük bir kısmı okul öncesi eğitimi almaktadır. 3 yaş grubunun % 40’ı, 4-5 yaş grubunun %92’si, anaokullarına veya kreşlere devam etmektedir. Anaokulu, yasaya göre zorunlu değil ama giderek yaygınlık kazanmaktadır. Japonya’da okulöncesi düzeyinde okullaşma oranı % 64 civarındadır. Bu okulların organizasyonu ve donatımı mahalli kurulların sorumluluğundadır. Anaokullarının programında bulunan ders ve etkinlikler; sağlık, sosyal yaşam, dil, müzik, ritim, sanat ve el sanatlarıdır. Anaokullarında sınıfta kalma yoktur.

İlköğretim:İlköğretim, 6-12 yaş grubu öğrencilerine yönelik, ilkokul ve 12-15 yaş grubu öğrencilerine yönelik ortaokullardan oluşur ve zorunludur.

İlkokul:Japonya’da 6 yaşını dolduran her çocuk, 6 yıl süren ilkokula gitmek zorundadır. İlkokulun amacı; işbirliği ruhunu, bölgesel ve ulusal gelenek bilgisini, uluslar arası anlayış ruhunu, matematik, dil ve bilim yeteneğini, müzik, sanat ve edebiyata olan ilgiyi kazandırmak ve geliştirmektir. 2000 yılı verilerine göre 24.106 ilkokul bulunan Japonya’da, bu kademede görev yapan 407.596 öğretmen, 8.768.881 öğrenciye eğitim-öğretim hizmeti vermektedir. Yaklaşık olarak 20 öğrenciye bir öğretmenin düştüğü bu kademede, okullaşma oranı %99 olup sınıfta kalma yoktur. Öğrenciler bu dönemde başlayarak lise ve üniversite giriş sınavlarına hazırlanmaktadırlar.

Ortaokullar: Zorunlu eğitimin son kısmı olup 3 yıl sürmektedir. İlkokulu bitiren ve herhangi bir özrü bulunmayan tüm öğrencilerin ortaokula devamı zorunludur. Öğrencilerin hangi ortaokula gidecekleri Yerel Eğitim Komisyonu tarafından coğrafi esaslara göre belirlenmektedir. Ulusal ve yerel ortaokullar ücretsiz olup, öğrencilerin giderleri devlet tarafında karşılanmaktadır. Bu eğitimin amacı; lise öğrenimine devam edebilmeleri için, gerekli bilgi ve becerileri öğrencilere kazandırmak, onların zihinsel ve bedensel gelişmelerini sağlamak, iyi vatandaş, insanlara ve çevreye saygılı yurttaş olarak Japon gelenek ve göreneklerine bağlı kişiler olmalarını sağlamaktır. Bu kademedeki okullaşma oranı %99’dur. Sınıfta kalma yoktur. 2000 yılı verilerine göre 11.209 ortaokul bulunan Japonya’da, bu okullardaki 4.103.716 öğrenciye 257.605 öğretmen tarafından eğitim öğretim hizmeti verilmektedir. Ortaokulu bitiren ve eğitime devam etmek isteyen öğrenciler, Mart ayında yapılan liselere giriş sınavındaki performanslarına göre liselere yerleştirilmektedir.

Ortaöğretim: İlk ve ortaokulu bitiren öğrencilerin devam ettikleri eğitim-öğretim kurumlarıdır. Japonya’da tam gün, yarım gün ve mektupla öğretim yapan liseler olmak üzere üç çeşit lise bulunmaktadır. Tam gün eğitim yapan liseler 3 yıl, yarım gün ve mektupla öğretim yapan liseler ise 4 yıl ya da daha uzun süre devam etmektedir. Yarım gün olan liseler gündüz ve akşam liseleri olarak ikiye ayrılır. Genel ve mesleki liseler olmak üzere iki farklı program uygulayan liseler bulunmaktadır. Genel liseler; yüksek öğretime devam edecek gençlerin gereksinimlerini sağlayacak programlar sunmakta, mesleki liseler ise; öğrencilerin gelecekte meslek olarak seçecekleri özel mesleki alan eğitimi sağlamaktadır. Liselerde kredili sisteme göre öğretim yapılmakta, mezun olmak için de en az 80 kredilik ders almak gerekmektedir.  Bu dersler zorunlu ve seçmeli derslerden oluşmaktadır. Liseden sonra üniversiteye devam etmek önemli bir amaç olduğundan, bu yönde yoğun çaba sarf edilmektedir. Japonya’da devlet liseleri sosyal market sistemine göre çalışmakta, ödenek ve ücretler, mevcut öğrenci sayısına göre ayarlanmaktadır. Devlet, özel liselere de gerekli yardımları yaparak eğitim-öğretim ve başarı standartlarının devamını sağlamaktadır. Her yıl basın ve televizyonda liselerin genel bir değerlendirmesi yapılmaktadır. 2000 yılı verilerine göre, 5.478 lise bulanan Japonya’da, 269.026 öğretmen, 5.010.472 öğrenciye eğitim-öğretim hizmeti vermektedir.

Yükseköğretim: Japonya’da, üniversiteler, yüksekokullar ve teknik okullar olmak üzere üç çeşit yükseköğretim kurumu bulunmaktadır. 

Üniversiteler: Programlarında hem lisans hem de lisansüstü eğitime yer vermektedirler. Genellikle 4 yıllıktırlar. Ancak tıp, dişçilik, veterinerlik ve ziraat gibi bazı bölümlerin öğretim süresi 6 yıldır.  Büyük çoğunluğu, 2 yıl süren master ve 5 yıl süren doktora programına sahiptir. Amaçları; öğrencilere ileri derecede ve derinlemesine bilgi vermek, akademik konularda özel araştırma ortamı hazırlamak, bilgili, meslek sahibi bireyler yetiştirmektir.

Yüksekokullar: Lise mezunlarına 2 ya da 3 yıllık eğitim vermektedirler. Amaçları; öğrencilerin teknik alanda bilgi ve beceriyi edinmelerini sağlamak, mezunlarını teknik dallarda meslek sahibi yapmaktır.

Teknik Okullar: 1962 yılından beri eğitim-öğretim hizmeti veren bu okullar, ortaokulu bitiren öğrencileri kabul etmekte ve teknisyenlerin eğitimi için 5 yıllık tam eğitim uygulamaktadırlar.

Japonya’da 1985 yılından itibaren açık öğretim üniversitesinde de yüksek öğretim verilmektedir. Ayrıca bazı üniversiteler, gündüz çalışanlar için gece dersleri vermektedir. Yüksek öğretime bir akademik yetenek testi, bir özel alanda başarıyı ölçme testi ve okul dosyalarının incelenmesi sonucu öğrenciler seçilmektedir. 2000 yılı verilerine göre 649 üniversitenin bulunduğu Japonya’da, 150.645 öğretim görevlisi 2.740.024 öğrenciye yükseköğretim hizmeti vermektedir.

 

Hazırlayanlar:

Yunus Emre Benli & Dilber Buçaklar

Kaynakça
Akyüz ,Y., (1999). 17.Yüzyıldan Günümüze Türk Eğitiminde Başlıca Düzenleme ve Geliştirme Çabaları. Milli Eğitim, 144, 14-24.
Akyüz ,Y., (2001). Türk Eğitim Tarihi (Başlangıçtan 2001’e). İstanbul: Alfa Yayınları.
Altunya, N., (2003). Anayasa Hukuku Açısından Türkiye’de Eğitim ve Öğrenim Hakkı. İstanbul: MEB Yayınları.
Asa, M. & Amano İ., (1986). Japon Eğitim Sisteminin Kültür Kaynakları. (Çev: Özcan, M.), Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları.
Başaran, İ.E., (1996). Türkiye Eğitim Sistemi. Ankara: Yargıcı Matbaası.
Braudel, F., (2001). Uygarlıkların Grameri. (Çev: Kılıçbay, M.A.), Ankara: İmge Kitabevi.
Cramer, J.F. & Browne G.S., (1974). Çağdaş Eğitim:  Milli Eğitim Sistemleri Üzerine Mukayeseli Bir İnceleme. (Çev: Oğuzkan, F.), İstanbul: MEB Basımevi.
Çağlar, A., (1999). 75. Yılında Cumhuriyet’in İlköğretim Birikim. F. Gök (Editör): 75 Yılda Eğitim (s.125-144). İstanbul: Tarih Vakfı Yayınları.
Demirel, Ö., (2000). Karşılaştırmalı Eğitim. Ankara: Pegema Yayıncılık.
Erdoğan, İ., (2003).  Çağdaş Eğitim Sistemleri. İstanbul: Sistem Yayıncılık.
Güvenç, B., ve diğ.,(1990).  Japon Eğitimi. İstanbul: MEB Basımevi.
İpek, C., (2001).  Japonya’da Yerel Yönetimler ve Eğitim.  Cumhuriyet Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Dergisi, 2(2), 175-187.
Lee, H.S. & İlhan, İ., (1989). Osmanlı-Japon Münasebetleri ve Japonya’da İslamiyet. Ankara: Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları.
MEB., (2004). Milli Eğitim Sayısal Veriler 2003-2004. Ankara: MEB Basımevi.
Mutlu, L., (1997). Eğitim Düşünceleri Dünyada ve Türkiye’de Yükseköğretim. İstanbul: Anı Yayınları.
Okçabol, R., (1999). Cumhuriyet’in 75. Yılında Ortaöğretim Sistemimiz. F. Gök (Editör): 75 Yılda Eğitim (s.177-192). İstanbul: Tarih Vakfı Yayınları.
Sadıklar, T., (1991). Zirvedeki Japonya. Ankara.
Sâtı Bey., (2002). Japonya ve Japonlar. Eğitim ve Toplumsal Sorunlar Üzerine Konferanslar (Der. ve Haz: Kafadar, O. & Öztürk, F.), Ankara: Kültür Bakanlığı Yayınları.
Semerci, N., (2000). Japonya ve Almanya Eğitim Sistemlerine Genel Bir Bakış: Öğretmen Eğitimi Açısından Türkiye İle Karşılaştırma. Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi,10(1), 159-168.
Saracaloğlu, A., (1992). Türk ve Japon Öğretmen Yetiştirme Sistemlerinin Karşılaştırılması. İzmir: Ege Üniversitesi Basımevi.

Yorumlar